23 Temmuz 2008 Çarşamba

Kolanın Zararları 2

1-Fosforik asit: E338

Ancak sağlık üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Keskin bir tad sağlar ve
diğer doğal benzer tad vericilere nazaran büyük miktarlarda ve ucuzca elde
edilebildiği için üreticiler tarafından tercih edilmektedir.

Genç kadınlarda, kemik gelişiminde gıda eksikliği ile ortaya çıkan
osteoporoz hastalığı riskini artırmaktadır. Fosfor fazlalığı, zayıf kemik
yoğunluğuna yol açabilmektedir. Beslenme uzmanları, vücudun kandaki
fosfor-kalsiyum iyonları arasındaki dengeyi sürdürmeye çalıştığını
belirtmektedirler. Fosfor fazlalığı oluşunca vücudun kimyasal balans
mekanizması bu dengeyi sürdürebilmek için kemikteki kalsiyumun dışarı
çıkarılmasına yol açar. Neticede fosfor-kalsiyum fazlası vücuttan dışarıya
atılır ve geride gözenekli ve gittikçe zayıflayan bir kemik yapısı meydana
gelir.Böylece kemik kırılmaları olarak bilinen olaylar yaşanmaktadır.


Kafein:

Kafeinli maddelerin kullanımının sonucunda karakteristik etkiler,
huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, uykusuzluk, yüz kızarıklılığı, fazla idrar
ve sindirim şikâyetleri gibi rahatsızlıklardır. Bu semptomlar bazı
insanlarda, günlük 250 mgr 'dan daha küçük dozajlarda tezahür edebilir.
Diğer bazılarında ise daha yüksek dozlarda oluşur. Günlük 1gr 'lık dozlara
çıkılması halinde ise, kas seyirmesi, düşünce ve konuşmanın düzensiz akması,
yorgunluk duymama ve fizikomotor acitasyonu oluşabilir. Daha büyük dozlarda
hafif duyumsal rahatsızlıklar, kulak çınlaması, ışığın parlaması gibi
rahatsızlıklar rapor edilmiştir. Kafeinin 10 gr'ı geçen dozu ile, ani
krizler, nefes alma güçlüğü ve ölümle sonuçlanmalar oluşabilir. Alınan
maddelerle girebilecek kafein miktarının kabaca hesabını şöyle yapabiliriz.
Bir bardak kahve yaklaşık 100-150 mgr kafein ihtiva eder, bir bardak çay
yarısı kadar, bir bardak kola ise 1/3 'ü kadar kafein ihtiva eder. Bir
bardak enerji içeceğinde ise yaklaşık 100 mgr kafein alınmış olur. Reçete
ile satılan kafeinli ilaçlar bir bardak kahvenin ihtiva ettiği kafeinin bir
tam üçte biri ile bir buçuk arasında değişmektedir. İstisna olarak migren
hastalığı için kullanılan tabletlerin her biri 100 mgr kafein ihtiva
ederler.

Kafein, sindirim sistemi ve kalp rahatsızlıklarının gelişmesine ve
ağırlaşmasına neden olabilir. Üst karın ağrıları, bazen peptik ülser ve
kanamalar oluşabilir. Ekstrem yüksek dozlarda ise ritim bozukluğu
eklenebilir, tansiyon düşer ve kan dolaşımı durabilir.

Diğer farklı Teşhisler: Manik olaylar, panik rahatsızlıklar, genel anksiety
rahatsızlıkları klinik raporlarda açıklanmıştır.

Kolanın Zararları

Coca cola ilk defa 1886'da eczacı John S. Pemberton tarafından formülünde
kokain adlı uyuşturucu maddeninde olduğu bir şurup şeklinde üretilen cola
John S.Pembertonun ölümü ile Asa Candler coca colanın haklarını 2 bin 300
dolara satın aldı ve 1892 yılında the coca cola company adlı firma
kuruldu.Reklam adı altındaki görsel kitlesel telkinlerle insanların
zihinlerine ''buz gibi,nefis serinletici,hayatın tadı'' gibi tamamen gerçek
dışı sunumlarla sunuldu iç yapısı ise anlatılmayıp saklandı üzerinde
araştırma yapmak isteyen doktor yada başka kimlikli araştırmacılara bu izin
verilmedi ve coca colanın gerçek yüzü saklanarak yaldızlı sunumlarla
zihinlere işlenmeye devam edildi.

Gerçekte coca cola bilinenin aksine içeriğindeki zararlı bileşimler
sebebiyle her açıdan Mutlak Manada zararlı bir içecektir.Gerçek şu ki coca
cola içeriği itibari ile ilk üretim tarihinde içerisinde kokain adlı
uyuşturucu maddeninde konulması ile başlamıştır. Bir litre kolalı içecek
yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein, değişik miktarlarda
renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve fosforik asit
içerir.Burada kola özü diye sunulan uydurma isim içeriğindeki uyuşturucu
maddeler için gizleyici bir çatıdır. kola başlı başına bir kimyevi madde
değildir ki onun ona ait birde özü olsun.Dikkat edilirse yüksek oranda
şeker,kafein,boya maddeleri,fosforik asit ve benzeri bütün içeriği sağlık
için tamamen zararlı bileşimlerdir.Kısaca sıralanacak olursa coca cola ve
benzeri gazlı içeceklerin içerisindeki bazı katkılar ve sebep oldukları
zararlar şöyledir ;

Alkolün Zararları : Kanser

Alkoliklerde kalp-damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeni kanserdir. Alkol kullanmayanlara göre kansere yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir (özellikle gırtlak, yemek borusu, mide ve pankreas kanserleri).

Alkolün Zararları : Cinsel İşlevler

Alkol alışkanlığı erkeklerde empotansa (sertleşme kaybı) neden olabilir. Kadınlarda ise adet düzeni bozulabilir. Ayrıca anne karnındaki bebeğin sağlığını ve gelişimini bozacağı için, hamile kadınların kesinlikle alkol almamaları gerekir.

Alkolün Zararları : Dolaşım Sistemi

Alkol geçici olarak kan basıncını düşürebilir. Ancak sürekli kullanıldığında kan basıncını yükseltebilir.

Sürekli ve aşırı alkol kullananlarda kardiyomiyopati denilen, kalp kasını harabeden ve aritmiden (kalp atışları ritminde düzensizlik) kalp yetmezliğine kadar çeşitli önemli sorunlara yol açan bir hastalık da sık olarak görülür. Az miktarda alkol kullanımı da kalp hastalığı olasılığını artırır.