<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617</id><updated>2009-09-23T16:42:32.103-07:00</updated><title type='text'>Vücudunuza Zararlı olan maddeler</title><subtitle type='html'>Alkonun Zararları, Sigaranın Zararları</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>20</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-1961822456722918536</id><published>2008-07-23T03:33:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T03:33:58.209-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kolanın Zararları'/><title type='text'>Kolanın Zararları 2</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span class="blok_font"&gt;&lt;span class="tablo_font"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;1-Fosforik asit: E338&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak sağlık üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Keskin bir tad sağlar ve&lt;br /&gt;diğer doğal benzer tad vericilere nazaran büyük miktarlarda ve ucuzca elde&lt;br /&gt;edilebildiği için üreticiler tarafından tercih edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç kadınlarda, kemik gelişiminde gıda eksikliği ile ortaya çıkan&lt;br /&gt;osteoporoz hastalığı riskini artırmaktadır. Fosfor fazlalığı, zayıf kemik&lt;br /&gt;yoğunluğuna yol açabilmektedir. Beslenme uzmanları, vücudun kandaki&lt;br /&gt;fosfor-kalsiyum iyonları arasındaki dengeyi sürdürmeye çalıştığını&lt;br /&gt;belirtmektedirler. Fosfor fazlalığı oluşunca vücudun kimyasal balans&lt;br /&gt;mekanizması bu dengeyi sürdürebilmek için kemikteki kalsiyumun dışarı&lt;br /&gt;çıkarılmasına yol açar. Neticede fosfor-kalsiyum fazlası vücuttan dışarıya&lt;br /&gt;atılır ve geride gözenekli ve gittikçe zayıflayan bir kemik yapısı meydana&lt;br /&gt;gelir.Böylece kemik kırılmaları olarak bilinen olaylar yaşanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kafein:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafeinli maddelerin kullanımının sonucunda karakteristik etkiler,&lt;br /&gt;huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, uykusuzluk, yüz kızarıklılığı, fazla idrar&lt;br /&gt;ve sindirim şikâyetleri gibi rahatsızlıklardır. Bu semptomlar bazı&lt;br /&gt;insanlarda, günlük 250 mgr 'dan daha küçük dozajlarda tezahür edebilir.&lt;br /&gt;Diğer bazılarında ise daha yüksek dozlarda oluşur. Günlük 1gr 'lık dozlara&lt;br /&gt;çıkılması halinde ise, kas seyirmesi, düşünce ve konuşmanın düzensiz akması,&lt;br /&gt;yorgunluk duymama ve fizikomotor acitasyonu oluşabilir. Daha büyük dozlarda&lt;br /&gt;hafif duyumsal rahatsızlıklar, kulak çınlaması, ışığın parlaması gibi&lt;br /&gt;rahatsızlıklar rapor edilmiştir. Kafeinin 10 gr'ı geçen dozu ile, ani&lt;br /&gt;krizler, nefes alma güçlüğü ve ölümle sonuçlanmalar oluşabilir. Alınan&lt;br /&gt;maddelerle girebilecek kafein miktarının kabaca hesabını şöyle yapabiliriz.&lt;br /&gt;Bir bardak kahve yaklaşık 100-150 mgr kafein ihtiva eder, bir bardak çay&lt;br /&gt;yarısı kadar, bir bardak kola ise 1/3 'ü kadar kafein ihtiva eder. Bir&lt;br /&gt;bardak enerji içeceğinde ise yaklaşık 100 mgr kafein alınmış olur. Reçete&lt;br /&gt;ile satılan kafeinli ilaçlar bir bardak kahvenin ihtiva ettiği kafeinin bir&lt;br /&gt;tam üçte biri ile bir buçuk arasında değişmektedir. İstisna olarak migren&lt;br /&gt;hastalığı için kullanılan tabletlerin her biri 100 mgr kafein ihtiva&lt;br /&gt;ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafein, sindirim sistemi ve kalp rahatsızlıklarının gelişmesine ve&lt;br /&gt;ağırlaşmasına neden olabilir. Üst karın ağrıları, bazen peptik ülser ve&lt;br /&gt;kanamalar oluşabilir. Ekstrem yüksek dozlarda ise ritim bozukluğu&lt;br /&gt;eklenebilir, tansiyon düşer ve kan dolaşımı durabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer farklı Teşhisler: Manik olaylar, panik rahatsızlıklar, genel anksiety&lt;br /&gt;rahatsızlıkları klinik raporlarda açıklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-1961822456722918536?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/1961822456722918536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=1961822456722918536' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1961822456722918536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1961822456722918536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/kolann-zararlar-2.html' title='Kolanın Zararları 2'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-1090371439993108289</id><published>2008-07-23T03:31:00.000-07:00</published><updated>2008-07-23T03:33:13.589-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kolanın Zararları'/><title type='text'>Kolanın Zararları</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span class="blok_font"&gt;&lt;span class="tablo_font"&gt;Coca cola ilk defa 1886'da eczacı John S. Pemberton tarafından formülünde&lt;br /&gt;kokain adlı uyuşturucu maddeninde olduğu bir şurup şeklinde üretilen cola&lt;br /&gt;John S.Pembertonun ölümü ile Asa Candler coca colanın haklarını 2 bin 300&lt;br /&gt;dolara satın aldı ve 1892 yılında the coca cola company adlı firma&lt;br /&gt;kuruldu.Reklam adı altındaki görsel kitlesel telkinlerle insanların&lt;br /&gt;zihinlerine ''buz gibi,nefis serinletici,hayatın tadı'' gibi tamamen gerçek&lt;br /&gt;dışı sunumlarla sunuldu iç yapısı ise anlatılmayıp saklandı üzerinde&lt;br /&gt;araştırma yapmak isteyen doktor yada başka kimlikli araştırmacılara bu izin&lt;br /&gt;verilmedi ve coca colanın gerçek yüzü saklanarak yaldızlı sunumlarla&lt;br /&gt;zihinlere işlenmeye devam edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekte coca cola bilinenin aksine içeriğindeki zararlı bileşimler&lt;br /&gt;sebebiyle her açıdan Mutlak Manada zararlı bir içecektir.Gerçek şu ki coca&lt;br /&gt;cola içeriği itibari ile ilk üretim tarihinde içerisinde kokain adlı&lt;br /&gt;uyuşturucu maddeninde konulması ile başlamıştır. Bir litre kolalı içecek&lt;br /&gt;yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0,15 gram kafein, değişik miktarlarda&lt;br /&gt;renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve fosforik asit&lt;br /&gt;içerir.Burada kola özü diye sunulan uydurma isim içeriğindeki uyuşturucu&lt;br /&gt;maddeler için gizleyici bir çatıdır. kola başlı başına bir kimyevi madde&lt;br /&gt;değildir ki onun ona ait birde özü olsun.Dikkat edilirse yüksek oranda&lt;br /&gt;şeker,kafein,boya maddeleri,fosforik asit ve benzeri bütün içeriği sağlık&lt;br /&gt;için tamamen zararlı bileşimlerdir.Kısaca sıralanacak olursa coca cola ve&lt;br /&gt;benzeri gazlı içeceklerin içerisindeki bazı katkılar ve sebep oldukları&lt;br /&gt;zararlar şöyledir ;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-1090371439993108289?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/1090371439993108289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=1090371439993108289' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1090371439993108289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1090371439993108289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/kolann-zararlar.html' title='Kolanın Zararları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-3766925472795745328</id><published>2008-07-23T03:13:00.006-07:00</published><updated>2008-07-24T08:09:31.872-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>Alkolün Zararları : Kanser</title><content type='html'>Alkoliklerde kalp-damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeni kanserdir. Alkol kullanmayanlara göre kansere yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir (özellikle gırtlak, yemek borusu, mide ve pankreas kanserleri).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-3766925472795745328?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/3766925472795745328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=3766925472795745328' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/3766925472795745328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/3766925472795745328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/kanser.html' title='Alkolün Zararları : Kanser'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-2064482741125811596</id><published>2008-07-23T03:13:00.005-07:00</published><updated>2008-07-24T08:09:55.138-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>Alkolün Zararları : Cinsel İşlevler</title><content type='html'>Alkol alışkanlığı erkeklerde empotansa (sertleşme kaybı) neden olabilir. Kadınlarda ise adet düzeni bozulabilir. Ayrıca anne karnındaki bebeğin sağlığını ve gelişimini bozacağı için, hamile kadınların kesinlikle alkol almamaları gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-2064482741125811596?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/2064482741125811596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=2064482741125811596' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/2064482741125811596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/2064482741125811596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/cinsel-ilevler.html' title='Alkolün Zararları : Cinsel İşlevler'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-2612060132341537081</id><published>2008-07-23T03:13:00.003-07:00</published><updated>2008-07-24T08:10:11.385-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>Alkolün Zararları : Dolaşım Sistemi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Alkol geçici olarak kan basıncını düşürebilir. Ancak sürekli kullanıldığında kan basıncını yükseltebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sürekli ve aşırı alkol kullananlarda kardiyomiyopati denilen, kalp kasını harabeden ve aritmiden (kalp atışları ritminde düzensizlik) kalp yetmezliğine kadar çeşitli önemli sorunlara yol açan bir hastalık da sık olarak görülür. Az miktarda alkol kullanımı da kalp hastalığı olasılığını artırır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-2612060132341537081?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/2612060132341537081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=2612060132341537081' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/2612060132341537081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/2612060132341537081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/dolam-sistemi.html' title='Alkolün Zararları : Dolaşım Sistemi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-37429995624384487</id><published>2008-07-23T03:13:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:10:55.034-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>Alkolün Zararları Sindirim Sistemi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Alkol midenizin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite, kusmaya yol açarak midenin üst bölümü ve yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara neden olabilir; Mallory-Weiss Yırtıkları denen bu küçük yırtıklardan kanama olabilir. Uzun süre alkol kullanımı özellikle B vitaminlerinin (özellikle folik asit ve tiamin) ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Alkol kullanımını kestiğinizde bu sorunların çoğu ortadan kalkacaktır. Bununla birlikte, yağlanmış veya büyümüş karaciğer, alkol hepatiti veya yemek borusu varisleri gibi sorunlar acil tıbbi müdahale gerektirir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dolaşıma katılan alkol karaciğere gelir ve orada enzimler tarafından parçalanır. Sağlıklı bir karaciğer alkolü saatte 50 kalori oluşturacak bir hızla parçalar. Bu 30ml. viskiye eşittir. Eğer karaciğere gelen alkol bu miktardan fazla olursa, parçalanana kadar kanda kalacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alkol kullanımından sonraki gün ortaya çıkan baş ağrısı ve ağız kuruluğunun nedeni pek belli değildir. Olası bir neden, alkolün idrar söktürücü etkisi nedeniyle oluşan su kaybıdır. Bu, dehidratasyona (vücuttaki sıvının azalması) neden olabilir. Bu şikayetlerin ortadan kalkması için dinlenmek, bol miktarda sıvı ve bir ağrı kesici almak gerekir (mide sorunu olanlar ağrı kesici kullanırken dikkatli olmalıdır).&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alkoliklerde akut veya kronik pankreas iltihabı da görülebilir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-37429995624384487?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/37429995624384487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=37429995624384487' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/37429995624384487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/37429995624384487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sindirim-sistemi.html' title='Alkolün Zararları Sindirim Sistemi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-659401498146418497</id><published>2008-07-23T03:12:00.003-07:00</published><updated>2008-07-24T08:10:33.326-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>Alkolün Zararları : Beyin ve Sinir Sistemi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Aşırı alkol kullanımı uyku bozukluklarına ve bütün gece uyuduktan sonra bile sabah bit-km kalkmaya neden olabilir. Beynimizin etkinliğiyle hafif veya orta uyku derinliği dönemlerinden,rüya gördüğümüz uyku dönemine geçeriz. Bu döneme hızlı göz hareketleri (REM) dönemi denir ki fiziksel ve ruhsal sağlığımız bu döneme bağlıdır. Ne yazık ki alkolün anestezik (narkoz benzeri) etkisi beynin yeterince REM uyku dönemi oluşturma yeteneğini etkiler ve bu durum aşırı alkol kullananlarda görülen sabah yorgunluğunun sebebidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı kronik alkoliklerde Wernicke-Korsakoff Sendromu denen bir nörolojik bozukluk bulunabilir. Bu bozukluk özellikle kötü beslenen (özellikle yetersiz tiamin[B1 vitamini] )alkoliklerde görülür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hastalığın ilk belirtisi göz kaslarında ani güçsüzlük ve felce bağlı çift görmedir. Zamanla hasta yardımsız ayakta duramaz veya yürüyemez. Wernicke-Korsakoff Sendromu nda hasta özellikle yakın geçmişe ait olayları unutur,ayrıca çok ileri derecede bellek kayıpları da ortaya çıkabilir; dönem dönem kim olduğunu bile unutur. Ayrıca bu kişilerde kendi kendine konuşma, bulunduğu yerin ve zamanın farkında olmama ve halüsinasyonlar (gerçek olduğu düşünülen hayaller) görülebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Wernicke-Korsakoff Sendromunun tedavisi bellidir:alkolden uzak durmak ve vitamin yetersizliği belirtilerini geriletmek için tiamin (B1 vitamini) kullanmak. Ancak bu bozukluğun yol açtığı şikayetler genellikle tam olarak ortadan kalkmaz.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-659401498146418497?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/659401498146418497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=659401498146418497' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/659401498146418497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/659401498146418497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/beyin-ve-sinir-sistemi.html' title='Alkolün Zararları : Beyin ve Sinir Sistemi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-6106996632482941177</id><published>2008-07-23T03:12:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T03:12:29.527-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkolün Zararları'/><title type='text'>ALKOLÜN ZARARLARI</title><content type='html'>Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur. Bir çok toplumda orta düzeyde alkol kullanımı kabul edilebilir. Ancak aşırı alkol kullanımı karaciğer,pankreas,beyin ve dolaşım sistemine büyük hasarlar verir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-6106996632482941177?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/6106996632482941177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=6106996632482941177' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/6106996632482941177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/6106996632482941177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/alkoln-zararlari.html' title='ALKOLÜN ZARARLARI'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-4335394426404684268</id><published>2008-07-23T03:06:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T03:06:31.335-07:00</updated><title type='text'>Sigara ve Solunum Yolları</title><content type='html'>&lt;h3&gt;Çocukların, anne ve babalarının içtikleri sigaranın dumanına maruz kalması, birçok hastalığın ölüm oranı arttırmaktadır. &lt;/h3&gt;    &lt;p&gt;Bu etki çocuk daha anne karnında iken başlamaktadır. Gebe kadının sigara içmesi düşük oranını, doğumsal anomali riskini, geç fetal (anne karnındaki bebekte) ve yeni doğan ölüm hızını arttırır. Nikotin damarlarda daralma yaparak plasenta kan akımını azaltır, karbon monoksit de fetal (anne karnındaki bebekte) hemoglobini bağlar ve sonuç olarak anne karnındaki doğmamış bebeğin kilo alımı etkilenir ve bebek düşük doğum ağırlıklı olarak doğar. Bununla birlikte, anneleri doğum öncesi dönemde sigara içen çocukların akıl ve kas yapısı gelişimlerinin de geri olduğu bildirilmiştir. &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Anneleri sigara içen çocuklarda akut solunum yolu hastalıkları sıklığı artmaktadır. Bu etki süt çocukluğu döneminde en fazladır. Anneleri sigara içen çocukların, yaşamın ilk bir yılı içinde (özellikle 6-9 aylık dönemde) 9ö 38 daha fazla sıklıkla bronşit ve pnömoni oldukları saptanmıştır. Bu etki içilen sigara sayısı ile artmaktadır. Günlük içilen sigara sayısında her beş sigara artışı için, alt solunum yolu hastalıklarının sıklığında 2,5-3,5 birim artış görülmüştür. Bu çocukların hastaneye yatış hızının dört kat arttığı ve bunun günlük içilen sigara sayısı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Anneleri sigara içen çocukların akciğerlerinin, yaşıtlarına göre az geliştiği bildirilmiştir. Bu etki, erişkin yaşamda obstrüktif (solunum yolarının daralmasına bağlı) solunum yolu hastalıkları için risk getirebilir. Anneleri sigara içen okul öncesi çocuklarda (yaşamın ilk beş yılı içinde) , sigara içmeyenlere göre pnömoni ve bronşit üç kat, akut nazofarenjit ve sinüzit 1,5 kat artmaktadır. &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Annelerin sigara içmesinin, beş ile dokuz yaş arası çocuklarda bile solunum fonksiyonlarında bozulmaya yol açtığı ve birinci saniyedeki zorlu soluk alıp verme miktarında azalma olduğu gösterilmiştir. Ana-babaları sigara içen astımlı çocuklar daha sık ve daha şiddetli atak geçirebilir. Ana-babalar sigara sayısını azalttıklarında astım bulguları da azalmaktadır.&lt;/p&gt;              &lt;p&gt;Okul öncesi pasif içici çocuklarda seröz otitis media % 60 daha fazla görülmektedir. Altı aylık çocukların 18 aylık izlemelerinde; pasif içici çocuklar ortalama 7,1 seröz otitis media atağı geçirirken, çevresinde sigara içilmeyen çocukların 5,8 atak geçirdiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif içicilerde seröz otitis media iyileşme süresi de 28 gün iken, diğerlerinde yalnızca 19 gündür. Yedi yaşındaki seröz otitis media olgularının °ö 33'ü, pasif sigara içiciliğine bağlanmıştır. Günde üç paket sigaradan fazla içilen evlerdeki Çocukların, sigara içilmeyen ortamdan gelenlere göre dört kez daha fazla timpanik tüp yerleştirilmesi için başvurduğu görülmüştür. Annenin günde 20'den fazla sigara içmesi, süt çocuklarında yineleyen otitis media için de önemli bir risk etmenidir. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-4335394426404684268?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/4335394426404684268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=4335394426404684268' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4335394426404684268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4335394426404684268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-ve-solunum-yollar.html' title='Sigara ve Solunum Yolları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-1034493377246195252</id><published>2008-07-23T03:05:00.002-07:00</published><updated>2008-07-23T03:06:10.015-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigara ve Kalp Krizi</title><content type='html'>&lt;h3&gt;Kalp damar hastalıkları dünyada ve bu arada ülkemizde başlıca ölüm sebepleri arasında yer alır.&lt;/h3&gt;    &lt;p&gt;Kalp damar hastalıkları dünyada ve bu arada ülkemizde başlıca ölüm sebepleri arasında yer alır.     Kalp ve damar hastalıklarının bir numaralı tetikleyicisi de sigaradır.  &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Sigara kalp hastalığı için başlıca risk faktörlerindendir. ABD’de 1987’de 1 milyon kişi kalp damar hastalıklarından ölmüştür.     Bu, bütün ölümlerin %46’sıdır ki bu ölümlerin yaklaşık olarak 200,000’i doğrudan sigara içmeye bağlıdır.     Amerikan Kalp Cemiyeti, 1991’de yaklaşık olarak 1,5 milyon kişinin kalp krizi geçirdiği ve bu kalp krizlerininse     1/3’ünün ölümle sonuçlandığını belirtmektedir.  &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigaranın kombine tesirleri sonucu kalp kasının oksijen ihtiyacında arıma ve kalp kasına oksijen temininde düşüş     meydana gelir ve az çalışmayla bile göğüs ağrısı oluşur ve sigaradan şiddetlenir. Bu da kalp krizi riskini artırır.     Sigarayı bırakan yetişkinlerde kalp damar hastalıkları riski hızla azalım ölüm nispetleri düşmektedir.     Yaklaşık 4 ile 10 yıl içinde sigara içmeyen biri ile aynı seviyeye gelmektedir&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-1034493377246195252?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/1034493377246195252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=1034493377246195252' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1034493377246195252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1034493377246195252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-ve-kalp-krizi.html' title='Sigara ve Kalp Krizi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-8068303644023953816</id><published>2008-07-23T03:05:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T03:05:48.144-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigara ve Menopoz</title><content type='html'>&lt;h3&gt;Sigara Erken Menopoza Davetiye Çıkartıyor...&lt;/h3&gt;    &lt;p&gt;Sigara insan sağlığını her yönden tehdit etmeye devam ediyor: Araştırmacılar, aşırı sigara içen kadınların taşıdıkları     erken menopoz riskinin, içmeyenlerin iki katı olduğunu söyledi.  &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Oslo Üniversitesi’nde görevli Dr. Thea F. Mikkelsen ve ekibi, 59 ve 60 yaşlarındaki 2.123 kadın üzerinde yaptığı araştırmayla,     sigara içenlerin erken menopoza girme olasılığının içmeyenlere oranla yüzde 59 daha fazla olduğunu ortaya çıkarttı.     Araştırmada sigara tiryakisi olmakla birlikte, sigarayı menopozdan en az 10 yıl önce bırakmış kadınlarda, 45 yaştan     önce menopoza girme riskinin, sigaraya devam edenlere göre yüzde 87 daha az olduğu belirlendi.              Dr. Thea F. Mikkelsen ve ekibi konuyla ilgili olarak, bir kadının ne kadar erken sigarayı bırakırsa, erken menopoza              karşı o kadar korunacağını söyledi.  &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Menopoz hakkında değerlendirmelerde bulunan araştırmacılar, evli kadınlara oranla dulların erken menopoz riskiyle daha fazla karşı karşıya oldukları dile getirip; kahve ve alkol tüketimiyle erken menopoz arasındaysa bir bağlantı tespit edemediklerini belirtti.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-8068303644023953816?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/8068303644023953816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=8068303644023953816' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/8068303644023953816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/8068303644023953816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-ve-menopoz.html' title='Sigara ve Menopoz'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-7241559620585855758</id><published>2008-07-23T03:04:00.002-07:00</published><updated>2008-07-23T03:05:22.395-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigara ve Diş Hastalıkları</title><content type='html'>&lt;h3&gt;Vücuda zararlı pek çok zehirli madde içeren sigaranın, vücuda giriş yeri olan ağız boşluğunda yaptığı zararlı etk    iler de azımsanmayacak ölçüdedir.&lt;/h3&gt;    &lt;p&gt;Sigara içen bireyler her zaman kötü ağız kokusuyla yaşamak zorunda olduklarını unutmamalıdırlar. Aynı zamanda sigaranın diş ve dişetlerinde yaptığı renklenme estetik açıdan hiç de iç açıcı değildir. Diş hekiminin yaptığı polisaj işlemi ile temizlenen dişler, sigara içilmeye devam edildiği müddetçe lekelerle kaplanmaya devam edecektir. Sigara kullanan bireyler hiçbir zaman ışıl ışıl, temiz dişlerle gülümseyemezler. Sigara içenlerde dişeti problemleri, tat duyusunda azalma ve bağışıklığın azalmasıyla da ağızda iltihabi oluşumlar görülür.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigara tiryakilerinde, erken yaşlarda diş kaybı daha çok olmaktadır. Genellikle dişleri; kirli sarı rengindeki plakalarla kaplanır. Zamanla mikroorganizmalar çoğalır ve dişin çürümesine yol açar. Diş eti kanla yeterince beslenemediğinden dolayı bir çekilme de söz konusu olur. Ayrıca ağızda, bakterilerin çoğalmasıyla dayanılmaz ağız kokusunun oluşmasına sebep olmaktadır. &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;1-     Dişlerde kalıcı renk değişimleri&lt;br /&gt; 2-     Dişlerin mine dentin ve diş etlerindeki kalıcı zararları ve çürümeye uygun yüzeyler oluşturması&lt;br /&gt; 3-     Sigaranın aşırı sıcaklığının ve zararlarının diş etlerini yakması ve diş eti çekilmeleri&lt;br /&gt; 4-     Sigaranın renk değişimi ve tükürük ile birleşmesi sonucunda diş taşları oluşumunda aşırı artış&lt;br /&gt;5- Sigaranın sıcaklığı ve aşırı zehirli maddelerden dolayı dudak, dil, dişetleri, damaklarda ilerleyen vakalarda kanser ve daimi yaraların oluşması&lt;br /&gt; 6-     Ağızda yapılmış olan dolgu ve porselen yapıların çok kısa ömürlü olması&lt;br /&gt;7- Çay, kahve ve sigaranın birlikte kullanılması hastalığı arttırdığı gibi ciddi ağız kokusundan birey kurtulamaz ve sosyal ilişkileri bozulur. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-7241559620585855758?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/7241559620585855758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=7241559620585855758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/7241559620585855758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/7241559620585855758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-ve-di-hastalklar.html' title='Sigara ve Diş Hastalıkları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-4122174633586247082</id><published>2008-07-23T03:04:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:11:29.674-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Zararları : Damar Tıkanması</title><content type='html'>&lt;h3&gt;Sigara öncelikle ve kesinlikle bir kanser üreticisi ve bir damar tıkayıcıdır. &lt;/h3&gt;    &lt;p&gt;Pıhtılaşan kanın , çeperlerini daralttığı bir damar şebekesi içinde , normal hızını ve akıcılığını kaybetmiş olarak     dolaşabilmesinin ortaya koyacağı iki önemli tehlike vardır : Damar Sertliği ve Tansiyon .Bunların zararı nedir ? En ince     damar sistemine sahip olan beyin , göz , kalp, böbrek ve karaciğer başta olmak üzere bütün damarlarda yırtıklar, çatlamalar    ve tıkanmalar beklenen sonuçlardır . Bunların hepsi hayatı büyük çapta tehlikeye sokan olaylardır. &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigarayla beliren oksijen ile beslenme yetersizliği , dolaşım bozuklukları sebebiyle ;&lt;br /&gt;• Beyin ve zihin faaliyetlerinde durgunluk ve gerileme&lt;br /&gt;• Hafıza kaybı&lt;br /&gt;• Dikkat ve reflekslerde zafiyet&lt;br /&gt;• Görme bozuklukları&lt;br /&gt;• İşitme bozuklukları , giderek körlük ve sağırlıkta karar kılan arızalar&lt;br /&gt;• Beyin ve göz arkası tümörleri gibi hayatı tehdit eden durumlar&lt;br /&gt;• Yine beyindeki damar tıkanmaları ve çatlamalarının sebep olacağı felçler ve ani ölümler&lt;br /&gt;• Bir damar tıkayıcı olduğu kadar spazmatik maddeleri de ihtiva eden sigaranın , kalbi besleyen damarlarda meydana getireceği sıkışma ve tıkanmalar ( enfarktüs ) .&lt;br /&gt;• Böbrek bozuklukları , taş ve tümörler&lt;br /&gt;• Karaciğer tembelliği , çalışma bozuklukları ve karaciğer tümörü&lt;br /&gt;• Damar tıkanıklığı neticesi kangren&lt;br /&gt;• Cinsiyet hormonlarını besleyen damarları önce daraltıp sonra tıkayarak seks ve cinsel gücü azaltır ve zamanla da yok eder .&lt;br /&gt;• Yine cinsiyet hücrelerini şekil ve fonksiyon bozukluğuna uğratarak nesilleri bozar .   &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigara, damar iç yüzeyinde kolesterol ve yağ-kireç birikimini kolaylaştırıyor. Böylece kan akışkanlığı damar yapısını     ve elastikiyetini bozuyor. Bunların yanı sıra iyi huylu kolesterolü (HDL) azaltıyor ve kötü huylu (LDL) kolesterolün damar     duvarındaki zararlı etkisini kolaylaştırıyor. Enfarktüs geçiren hastaların sigaraya devam etmeleri halinde tekrar kriz     geçirme riski de yüzde 22 - 45 oranında artıyor. Kronor bypass nedeniyle ölüm oranı ise sigaraya devam edildiği takdirde     iki kat artıyor. Yapılan araştırmalarda, günde 1-14 adet sigara içen erkeklerde kalp damar hastalığı oluşma riski 1,7 kat     ve günde 25 üzeri içenlerde 2,6 kat daha yüksek bulundu. Sigara dumanına maruz kalınan pasif içiciliğin oranı da yüzde 40     kadar yüksek rakamlarda seyrediyor. Bu da pasif içicinin her 10 sigaradan 4'ünü içmiş sayıldığını gösteriyor. Sigaranın     bırakılmasıyla kardiyovasküler risk yaşlı hastalarda bile hızla düşmeye başlıyor. Bir yıl sonra risk yüzde 50 azalıyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-4122174633586247082?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/4122174633586247082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=4122174633586247082' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4122174633586247082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4122174633586247082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/damar-tkanmas.html' title='Sigaranın Zararları : Damar Tıkanması'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-6522926550507470450</id><published>2008-07-23T03:03:00.003-07:00</published><updated>2008-07-23T03:03:59.177-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Vücuda Zararları</title><content type='html'>&lt;p&gt;Genel olarak sigaranın zararı bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yaymanıza sebep olur. Sigara içtiğiniz için cildiniz bozulacağından ciltte karalık ve yaşlı gösterme belirtileri başlar. Dişlerinizin kirli ve pis görünümlü olmasıyla beraber, dişeti hastalıkları baş gösterecektir. Ağız ve yutakta tat almada eksiklik başlar ve kanser riski artar. Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar görmesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır. &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Kalbinizin ve damarlarınızın görmüş olduğu zarar ve tahribattan dolayı kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sorunlar belirtilerini göstermeye başlar. Beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Sigara her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur. Gözlerde katarakt ve ileri yaşta körlükler meydana gelir.Burunda koku alma duyusu azalır. Akciğerlerde kansere yakalanma, Bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklara yakalanmanıza sebep olur. Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumunu fazlalaştırır.Pankreas kanseri riski artar. Rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur. &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Testisler ve cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar meydana gelir. İdrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir.Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür. Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir.Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıkların oluşmasına yol açar. Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur. Vücutta, yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur. Anne ve baba mirası olarak; Sigara içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır. Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10–15 eksik kilolu doğdukları gibi zekâ eksiklikleri de görülür.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-6522926550507470450?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/6522926550507470450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=6522926550507470450' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/6522926550507470450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/6522926550507470450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigarann-vcuda-zararlar.html' title='Sigaranın Vücuda Zararları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-4372369046544246960</id><published>2008-07-23T03:03:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:11:56.236-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Zararları : Yemek Borusu Kanseri</title><content type='html'>&lt;p&gt;Yemek borusu kanserine bağlı ölümlerin yaklaşık %80’i sigaradan kaynaklanır. 1991’de ABD’de yemek borusu kanserinden     15.000 kişi ölmüştür. Siyahlarda bu oran daha yüksektir. Hastalık, erkeklerde kadınlara göre daha sıktır ve     önemli bir coğrafî farklılık gösterir.  &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Risk, sigara içenlerde, içmeyenlere göre 8–10 kat artar. Kanser riski sigara kesildikten sonra hızla azalır ve 15 yıl sonra kanser oranı hiç sigara içmeyenlerdekine yaklaşır.Sigara ile birlikte alkol kullanıldığında risk en büyük seviyeye ulaşır.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Yemek borusu sigara dumanına direkt olarak maruz kalmamasına rağmen, sigara dumanı içindeki maddeler ağızda birikir ve yutulur.     Ayrıca, benzo-a-piren’in yemek borusuna nüfuz ettiğine ve kanser oluşturduğuna dair kanıtlar vardır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-4372369046544246960?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/4372369046544246960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=4372369046544246960' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4372369046544246960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/4372369046544246960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/yemek-borusu-kanseri.html' title='Sigaranın Zararları : Yemek Borusu Kanseri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-5314420144848372376</id><published>2008-07-23T03:02:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:12:18.680-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Zararları : Böbrek Kanseri</title><content type='html'>&lt;p&gt;Sigaranın insan sağlığına ne derece zararlı olduğu iyi bilinen bir konudur. Sigaranın karsinojenik özelliklerine ek olarak, ön     planda kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi üzerine zararlı etkileri vardır. Bu sistemler üzerine olan olumsuz etkileri     sonucunda kalp ve damar hastalıklarına, kronik obstrüktif akciğer hastalıklarına ve akciğer karsinomlarına yol açabileceği     gösterilmiştir. Sigaranın üriner sistem üzerine de .karsinojenik etkileri vardır. Sigaranın böbrek, böbrek pelvisi, üreter     ve mesane karsinomu gelişmesini kolaylaştırıcı etkisi uzun yıllardan beri bilinmektedir. Bunların dışında, son yıllarda,     sigaranın böbrek fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu ve böbrek hastalarında böbrek yetersizliği gelişmesini     hızlandırabileceği anlaşılmıştır.  &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigaranın Böbrek Üzerine Olan Etkileri Sigara içilmesi, normal kişilerde bile böbrek üzerinde akut ve kronik değişikliklerin oluşmasına yol açar. Sigara, sempatik sinir sistemini aktive ederek kan basıncında artışa ve taşikardiye neden olur. Bunun sonucunda koroner dolaşım gibi belirli bölgelerde vazokonstriksiyon oluşabilir. Ritz ve ark. tarafından yapılan bir çalışmaya göre, sigara içilmesinin plazma adrenalin konsantrasyonunu, kan basıncını ve nabız dakika sayısını belirgin derecede artırdığı bildirilmiştir. Aynı çalışmada, sigara içilmesi ile renovasküler direncin % 1 i oranında arttığı, glomerüler filtrasyon hızının % 15 oranında azaldığı ve filtrasyon fraksiyonunun %18 oranında arttığı görülmüştür. Sigaranın kardiyovasküler sisteme olan bu akut etkileri muhtemelen nikotine bağlıdır çünkü nikotin çiğnenmesi ile de benzer bulgular gelişebilir.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Gambaro ve ark. sigara içenlerde renal plazma akımının içmeyenlere göre daha düşük olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu kişilerde plazma endotelin konsantrasyonunda artış saptanmıştır. Yapılan bir başka çalışmada, hipertansiyonu ve diabetes mellirosu olmayan kişilerde bile, sigara içimi ile mikroalbuminüri arasında bir ilişki bulunmuştur. Diabetik olmayan 7476 kişide yapılan kesitsel bir sayısı ile korelasyon gösterdiği saptanmıştır. Sigara içilmesinin yol açtığı hiperfiltrasyon ve proteinüri uzun dönemde glomerüler hasar ile sonuçlanabilir. Diabetik olmayan ve 64 yaşın üzerindeki 4142 kişi üzerinde yapılan retrospektif bir araştırmada içilen sigara sayısı ile serum kreatinin düzeyi arasında bir paralellik bulunmuştur.&lt;/p&gt;         &lt;p&gt;Sigara içilmesi, hipertansif hastalarda kan basıncının kontrol altına alınmasını güçleştirir. Ayrıca, sigara içilmesi hipertansif hastalarda hedef organ hasarı riskini artırr. Esansiyel hipertansiyonu olan ve sigara içen hastalarda, sigara içmeyen hipertansiflere göre mikroalbuminüri prevalansı yaklaşık 2 kat daha fazladır. Sol ventrikül hipertrofisi olan hipertansif hastalarda yapılan bir başka çalışmada, günde 20 taneden fazla sigara içen hastalarda mikroalbuminüri prevalansının, hiç içmeyenlere göre 1.6 kat daha fazla, makro albuminüri prevalansının ise 3.7 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir . Hipertansiyonu olan 51 hasta üzerinde yapılan prospektif bir çalışmada kan basıncının kontrol altına alınması durumunda bile sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişmesinde en güçlü belirleyici faktör olduğu anlaşılmıştır .&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigaranın Böbrek Hastalarındaki Olumsuz Etkileri Sigara içilmesinin böbrek hastalarındaki olumsuz etkilerini gösteren ilk çalışmalar tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda yapılmıştır . Sigara içen tip 1 diabetik hastalarda, nefropati gelişme riskinin, sigara içmeyenlere göre daha fazla olduğu bu çalışmalarda anlaşılmıştır. Sigara içilmesi, tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda mikroalbuminüri gelişme riskini anlamlı derecede artmr . Aynca, mikroalbuminüri döneminden belirgin nefropati dönemine geçişi hızlandırır . Biesenbach ve ark. hem tip 1, hem de tip 2 diabetes mellituslu hastalardan sigara içenlerde kreatinin klirensindeki azalmanın, içmeyenlere göre daha fazla azalma olduğunu saptamışlardır.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sawicki ve ark. 'nın yaptığı bir araştırmada, kan şekeri ve kan basıncının iyi kontrol altına alındığı tip 1 diabetes mellitusu olan hastalardan sigarayı bırakanlarda glomerüler filtrasyon hızındaki azalma hızının, içmeye devam edenlere göre belirgin olarak yavaşladığı bildirilmiştir. Bu bulgu, hastaların diabetik nefropati geliştikten sonra bile sigarayı bırakma ile yarar görebileceğini göstermesi açısından önemlidir.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigara içilmesinin diabetik nefropati dışındaki diğer böbrek hastalıklarında da olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Büyük bir epidemiyolojik çalışma olan MRFIT (Multiple Risk Factor Intervention ,Trial) çalışmasında, sigara içenlerde son dönem böbrek yetersizliği riskinin, içmeyenıere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişme riskini artıncı etkisi kronik glomerulonefrit, polikistik böbrek hastalığı ve lupus nefriti gibi diğer kronik böbrek hastalıklarında da gösterilmiştir. Ayrıca, sigara içilmesi, renal arter ve dallarında aterosklerozu kolaylaştırarak renal arter stenozu ve iskemik nefropati gelişmesini hızlandırabilir.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine başlanan hastalarda da sigaranın bıraktırılması için gayret edilmelidir. En sık ölüm nedeninin kardiyovasküler hastalıklar olduğu diyaliz hastalarında sigara içilmesi morbidite ve mortaliteyi ciddi derecede artırabilir. Sigara içilmesinin böbrek transplantlı hastalarda da böbrek üzerine olumsuz etkileri vardır. Böbrek transplantlı 645 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada sigara içilmesinin graft prognozunu olumsuz yönde etkilediği görülmüştür . Ayrıca, sigara içilmesi, böbrek transplantlı hastalardaki sık morbidite ve mortalite nedeni olan kardiyovasküler hastalık riskini de artırır.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sonuç Sigaranın, solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine olan olumsuz etkileri dışında, böbrek fonksiyonları üzerine de zararlı etkileri vardır. Sigara içilmesi, kronik böbrek hastalarında böbrek yetersizliği gelişmesi hızlandırır. Ayrıca, bu hastalardaki en sık morbidite ve mortalite nedeni olan kardiyovasküler hastalıkların oluşma riskini artırır. Bu nedenle, sigaranın bırakılması konusunda hekimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Hekimler, her hastada sigara içimini sorgulamalı ve sigaranın olumsuz etkileri konusunda hastalan eğitmelidir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-5314420144848372376?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/5314420144848372376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=5314420144848372376' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5314420144848372376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5314420144848372376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/kanseri.html' title='Sigaranın Zararları : Böbrek Kanseri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-9177343845711896683</id><published>2008-07-23T03:01:00.002-07:00</published><updated>2008-07-24T08:12:36.980-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Zararları : Akciğer Kanseri</title><content type='html'>&lt;p&gt;Akciğer kanserinin oluşumunda en önemli etyolojik neden olarak sigara kullanımı ve daha az oranda da pasif içicilik     kabul edilmektedir.    &lt;/p&gt;        &lt;p&gt;   Sigaranın, kanser hastalığı ile ilişkisine işaret eden ilk rapor 1761 yılında bir İngiliz doktor tarafından yazılmıştır.     Yirminci yüzyılın başlarında sigaranın akciğer kanseri ile ilişkisi konusunda bazı bilimsel raporlar yazılmış olmasına     rağmen bu raporların dayandığı güçlü kanıtlar gösterilememişti. Ancak 1950'li yıllarda, sigara ve akciğer kanserinin     oluşumundaki önemli rolü bilimsel olarak kanıtlanabilmiştir.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigara dumanında 4.000`den fazla kimyasal madde vardır ve bunların en azından 40 tanesi kanserojen (kanser yapıcı)     maddelerdir. Sigara içenlerin %20'sinde akciğer kanseri görülür. Yani sigara içen her beş kişiden birinde görülür.     Sigara dumanında bulunan kanserojen maddelerin başlıcaları benzen, aseton, benzopiren, butan, siyanid, metan,     nikotin, akrolin ve hidrazin`dir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-9177343845711896683?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/9177343845711896683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=9177343845711896683' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/9177343845711896683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/9177343845711896683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/akcier-kanseri.html' title='Sigaranın Zararları : Akciğer Kanseri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-1278799131355764479</id><published>2008-07-23T03:01:00.001-07:00</published><updated>2008-07-24T08:12:54.398-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigaranın Zararları : Ağız Kanseri</title><content type='html'>Sigaranın zararları sayılmakla bitmiyor. Alkolle birleşince vücutta daha ağır tahribatlara yol açıyor. Sigaranın     özellikle alkolle tüketimi, ağız kanserinin oluşumunda çok önemli bir faktördür. Bu süreci hızlandıran bazı     faktörler de var. Eksik dişler, hatalı protezler, yanlış pozisyonda çıkmış yirmi yaş dişleri, yanak içinde devamlı     ısırmalara neden olarak, tümoral oluşumları başlatıyor.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-1278799131355764479?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/1278799131355764479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=1278799131355764479' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1278799131355764479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/1278799131355764479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/az-kanseri.html' title='Sigaranın Zararları : Ağız Kanseri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-5860807424159662720</id><published>2008-07-23T03:00:00.000-07:00</published><updated>2008-07-23T03:01:08.704-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigara Kanser'/><title type='text'>Sigara ve Kanser</title><content type='html'>&lt;p&gt;Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan kanser raporuna göre, Türkiye'de kanser hastalarının sayısında artış gözleniyor. Raporda, Türkiye'de önümüzdeki 25 yılda, sigaraya bağlı nedenlerden ölen kişilerin sayısının yaklaşık 780 bine ulaşacağı vurgulanıyor. &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Sağlık Bakanlığı kanser raporuna göre, sigaraya karşı savaş kanserlerin yüzde 40'ını yok edecek. Dünyada en önemli halk sağlığı     sorunu olarak kabul edilen kanser hastalığı, Türkiye'de gerçekleşen ölümlerde kalp-damar hastalıklarından sonra ikinci     sırada yer alıyor. Türkiye'de özellikle yoğun sigara tüketiminin yol açtığı kanser vakaları, önemli bir sağlık sorunu olarak     varlığını sürdürüyor.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaşın Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan Kanser Raporu'na göre; ülkemizde kanser hastalıklarının sayısında artış gözleniyor. Raporda, Türkiye'de önümüzdeki 25 yılda, sigaraya bağlı nedenlerden ölen kişilerden ölen kişilerin sayısının yaklaşık 780 bine ulaşacağı vurgulanıyor. Kanser hastalığından korunmada, sağlıklı beslenme, sigara, alkol ve güneş ışınlarından uzak durma, güvenli su kullanımının önemine dikkat çekiliyor. Sigaranın kansere neden olan etkenler arasında birinci sırada yer aldığı ve sigaraya karşı savaşın kanserlerin yüzde 40'ını yok edeceği ifade ediliyor. Sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33'ünün sigara içen bir kişiyle birlikte yaşadığına, bu kişilerde görülen akciğer kanserlerinin nedeninin çocukluk çağı veya erişkin dönemdeki pasif içicilik olduğuna dikkat çekiliyor. Sigaranın akciğer ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine, alkol kullanımının ise karaciğer ve yemek borusu kanserine yol açtığı belirtiliyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-5860807424159662720?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/5860807424159662720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=5860807424159662720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5860807424159662720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5860807424159662720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-ve-kanser.html' title='Sigara ve Kanser'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5414488476421859617.post-5839341549213640497</id><published>2008-07-23T02:51:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T02:51:53.654-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigaranın Zararları'/><title type='text'>Sigara Neden Zararlıdır?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Katran maddesinin içerisinde yaklaşık olarak 4000 kimyasal     bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin birçoğu da toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43     tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise nitrojen oksit ve eksoz gazı olarak da bilinen karbon monoksit gazıdır. Özellikle karbon monoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek dozda alındığında öldürebilir. Kan basıncını yani tansiyonu ve kalp hızını(nabzı) artırır. Sigara karbon monoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.&lt;/p&gt;        &lt;p&gt;Sigara içenlerin yaklaşık % 25 i sigara nedeniyle yaşamlarının erken bir döneminde ölmektedirler. Yapılan bir araştırmaya göre     1950 - 1975 yılları arasında 10 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüştür. 1975 - 2000 yılları arasında ise     50 milyon kişinin sigara nedeniyle ölmesi beklenmekteydi.&lt;/p&gt;             &lt;h3&gt;Sizce yaşam bu kadar değersiz mi ?&lt;/h3&gt;             &lt;p&gt;Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık grubu kanserlerdir. Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere soluk borusu, gırtlak, ağız, dil, dudak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır. Tüm kanser ölümlerinin % 30 unun, akciğer kanserinden ölümlerin ise % 90 ının nedeni sigaradır. Günde 1 paket sigara içen birinde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyen birine oranla 20 kat fazladır.&lt;/p&gt;             &lt;h3&gt;Her sigara sizi kansere bir adım daha yaklaştırmaktadır !&lt;/h3&gt;             &lt;p&gt;Solunum sistemi hastalıklarından kronik bronşit ve amfizemin em önemli nedeni sigaradır. Kronik bronşitten ölüm oranı hiç sigara içmeyenlerde 100 000 'de 3 iken, günde 1 paketten fazla sigara içenlerde 100 000 ' de 114 'e çıkmaktadır. Sigara akciğerin doğal savunma sistemini de bozduğu için her türlü her türlü enfeksiyon riskini arttırmaktadır. ( Zatürree, bronşit vb. )&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5414488476421859617-5839341549213640497?l=zararlari.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zararlari.blogspot.com/feeds/5839341549213640497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5414488476421859617&amp;postID=5839341549213640497' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5839341549213640497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5414488476421859617/posts/default/5839341549213640497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zararlari.blogspot.com/2008/07/sigara-neden-zararldr.html' title='Sigara Neden Zararlıdır?'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='00412369188933968960'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>